Negatif Konuşmalarla Mücadele; Bir iç sese sahibiz. Bu iç sesimiz ise sürekli negatif olarak konuşur. Yolda yürürken aynı hataları neden sürekli yaptığınızı hiç düşündünüz ve kendinize kızdınız mı? Günün her anı ve her dakikası bu tarzda konuşmalar ile kendinizi baş başa buluruz.
Elbette pozitif cümlelerimiz de olacaktır. Ancak genelde negatif olan bu düşünceler günlük yaşantımızı da olumsuz olarak etkilemektedir. Zihnimizden beslenen bu iç ses düşüncelerin, soruların, inançların vurgusu ile birlikte ortaya çıkmaktadır.
Peki bu iç ses frekansımızın ayarlarını kimler yapılıyor, bu ses ile bize anlatılmak istenen ne ya da iç ses tam olarak ne anlama geliyor, bu sorulara cevaplar bulalım. Bilişsel Müdahale Programı ile ilgili bilgi almak için bu sayfaya gidebilirsiniz.
Psikoloji Biliminde İç Ses
Gün boyu arka planda açtığımız bir fon müziği olarak düşünebiliriz bu sesi. Zihnin arka planında sürekli olarak çalmakta olan bu ses bizlerin iç sesidir.

Örneğin neden taksiye binmedim de metroya bindim, bana laf söyleyen kişiye neden cevap vermedim, derste neden bu tarz bir sunum yaptım gibi pek çok konuda bu iç sesin söz hakkı ve ekleyeceği bir cümle de olsa vardır. İşte konu fark etmeksizin dönüp duran bu ses günlük deneyimlerimizi yorumlayan beynimizin çıkardığı sestir.
Farkındalık yaratılmasına yardımcı olan bu ses belirli bir amaç çevresinde davranışların yönlendirilmesine yardımcı olmaktadır.
Konu Başlıkları
Bilinçli ve bilinçsiz olarak ortaya çıkabilen bu sesler önyargıların da birleşiminden oluşmaktadır. Genel olarak algıya bağlı olarak değişen bu cümleler olumluysa sizlerin algısı da iyimser demektir.
Karamsar olma eğilimi gösteren kişilerde bu ses eleştirel bir tını kazanacaktır. Olumlu olan sesler destekleyici bir role sahipken olumsuz olan düşüncelerin ise sizlere zarar verdiğini, enerjinizi sömürdüğünü söyleyebiliriz.
Negatif Konuşmalarla Mücadele; Negatif Enerji
İçinizden bir ses sürekli olarak kendinizi eleştirmek durumunda bırakabilir sizleri. Yaptıklarınızı beğenmez, size inanmaz. Sürekli olarak olumsuz noktalara takılı kalırsanız içinizdeki ses böyle bir kişiliğe bürünecektir.
Zamanla bu sesleri dinledikçe kendinize olan inancınızı kaybedebilir ve kendinizi yetersiz hissedebilirsiniz. Böyle hissetmekle de kalmaz, asla iyi olmayacağınız konusunda ikna da olabilirsiniz. Bu toksik mesajlar zihin üzerinde olumsuz düşüncelerin oluşmasını sağlar. Bu tarz seslere maruz kalmanın zamanla olumsuz etkilerini kendinizde görebilirsiniz;
- Depresif bir ruh haline sahip olabilirsiniz. İçinizde susmayan sesler psikolojik sorunlara yol açabilir.
- Kişisel gelişiminize ket vurulur. Kendinizi yetersiz hissetseniz de başaramayacağınız hissi de var olduğundan dolayı bu anlamda bir yola girmek istemezsiniz.
- Hayat motivasyonu ve yaşam enerjisi düşer. Hiçbir şey yapmak istememek, sürekli olarak uyumak gibi durumlar yaşayabilirsiniz.
- Özgüven eksikliği yaşayabilirsiniz. Bu da okul, iş ya da özel hayatınızda size doğrudan zarar verecektir.
Negatif konuşmalarla mücadele olan seslerin öncelikle bir şeyler ters gittiğinde bunun tek sorumlusu olarak kendinizi görmenizi sağlar. İyi şeyler olacağına değil de sürekli olarak kötü şeyler yaşayacağınıza inanırsınız. Böyle bir düşünce yapısı ile başınıza da hep en kötüsü gelir. Bu tarz bir iç sese sahip olmak kutuplaşmaya yol açar. Sizin için gri yoktur, ya da beyaz vardır ya da siyah…
İyi ve kötü gibi kesin ayrımlara gidersiniz. Ayrıca başınıza bir olay gelmişse küçük bir şey de olsa bunu devleştirirsiniz. Bu durum da iyi olan şeyleri göz ardı etmenizi sağlar.
Hiçbir şeyi doğru yapmıyorum, başaramıyoruz, kendimden utanıyorum, elimi attığım dal kuruyor gibi sözcükler gündelik yaşantınızı da olumsuz etkilemektedir. Peki bu durumdan kurtulmak mümkün mü? Olumsuz iç sesin yerini pozitif sesler doldurabilir mi?
İç Ses Nasıl İyileştirilir?
Hiçbir zaman daha iyisini yapamayacağını, yeterli ve değerli olmadığını düşünüyor olabilirsiniz. (Negatif konuşmalarla mücadele) içsel konuşmaların yaratacağı olumsuz durumlara karşı iç sesini pozitif hale getirmeye ne dersin?
Düşünceler sadece bizleri etkilemiyor. Aynı zamanda fiziksel etkileri de bulunuyor. Tansiyon, vücut ısısı, kalp ritmi gibi pek çok değişken yalan makinesi ile değerlendirilmiş. Tüm bu durumları ortadan kaldırmak aslına bakılırsa sizin elinizdedir.
Düşüncelerin ve beklentilerin kelimeleri dökülmesi kolay, ancak gerçekleşmesi zaman alabiliyor. Fakat başarmak için gerekli olan tek şey harekete geçmek olacaktır. Düşüncelerimiz bizi kontrol etmiyor, aslında biz onları kontrol ediyoruz. Olumsuz düşünceleri olumlu hale getirmek de bu sebeple bizlerin elindedir.
Öncelikle bir arkadaşınız ile konuşmalarınıza dikkat kesilin. Bu konuşmada sürekli olarak olumsuz durumlara mı odaklanıyorsun? Kendini aşağıya mı çekiyorsun? Başkalarının senin hakkındaki fikirlerini çok mu önemsiyorsun?
Ya hep ya hiç gibi bir düşünceye mi sahipsin? Bu tarz bir düşünce sistemi içinde kendini durdurabilmek için öncelikle hayır kelimesine odaklanman gerekiyor. Kendime yetemiyorum diye düşündüğünde hayır de ve kendine yetebilen bir birey olduğunu, özel ve değerli olduğunu kendine hatırlat.
İç Sesini Eleştir
Evet yanlış okumadın, ilk olarak iç sesini eleştir. Baskı altında olduğunda bu sesi daha net dinleyebilirsiniz. Bu durumda neye ihtiyacın olduğunu ortaya koyabilirsiniz. Kendini fark etmen ve çözümlemen için iyi bir başlangıç olacaktır. İhtiyaçlarını bu sayede kolayca ortaya koyabilirsiniz.
Öz Şefkat Göster
Kendini küçümsediğinde ya da aşağıladığında bu durumun senin stres ve kaygı seviyeni artıracağını düşün. Yardıma ve desteğe ihtiyacı olan bir arkadaşına karşı ne denli şefkatli davrandığını hatırla. Kendi sırtını okşayacak ve sana omuz olacak bir konuşma ile yardım al. Bu konuda nazik olmalı.
Öz benliğini güçlendirmenin en etkili yolu kendine göstereceğin önemdir. (Negatif konuşmalarla mücadele) negatif yönden pozitife doğru bu düşüncelerini harekete geçirerek duygusal olarak kendine yetmeyi de başarabilirsiniz. Bu şefkatin aynı zamanda güvenle ve sonrasında başarı ile bağlantılı olduğunu da unutma.
Psikolojik Olarak Mesafe Kur
Kendinize uygun bir hitap şekli seçin. Ben demek zorlayıcı olabilir. İsminizle ya da herhangi bir zamir kullanarak harekete geçebilirsiniz. Özellikle içsel bir konuşmada kendine siz diye hitap edenlerin herhangi bir durumun üstesinden daha kolay gelebileceğini kanıtlayan araştırmalar bulunuyor.
Kendiniz ile aranıza psikolojik bir mesafe koyarak kaygınızı ve stresinizi kontrol altına alabilirsiniz. Bu sayede hayatınızı daha neşeli olarak yaşayabilirsiniz. İç sesi olumlu olarak dinlediğinizde daha kontrollü yaşamaya başladığınızı göreceksiniz.
Yardım Al
Bu konuda destek alabilirsin. Destekçin bir psikolog olabileceği gibi ailenden biri ya da arkadaşın da olabilir. Sen doğru karar veremeyebilirsin. Bu sesi doğru yöne çekmekte zorlanabilirsin. Seçtiğin kişinin sana soracağı sorular ile doğru yöne doğru adım atabilirsin.
Nefes Çalışmaları Yap
Burnundan nefes alırken 4’e kadar saymak ve 7 saniye nefes tutmak, daha sonra 8 saniyede ağızdan nefes vermek gibi çalışmalar size iyi gelecektir. Bu çalışmayı günde 3 kez deneyebilirsiniz. Bu sayede kalbiniz ile daha pozitif yönde iletişim kuracaksınız.
Aslında yapman gereken tek şey kontrolünün senin elinde olduğunu bilmek ve kontrolü ele geçirmek olacaktır. Özellikle bu konuda mideni dinleyebilirsin. Evet yanlış duymadın. Stresli bir gün geçirenler özellikle mide ağrısı yaşadığını söyler. Bazı kişiler ise iç sesi kalp sesi olarak tanımlar. Bu da doğru bir düşüncedir. Kalbimizde 40 bin tane nöron vardır. Kalp beyin gibi düşünme, hissetme ve öğretme becerilerine sahip bir organdır. Yani daha iyi hissetmeni sağlayacak bir organ…
Bir şeyler iyi gitmediğinde mideni ya kalbini dinleyerek kendine doğru bir yol çizebilirsin. İç sesin ne kadar iyi ise gideceğin yer de o kadar iyi olacaktır. Zihin içindeki seslerin yeterince karışık olduğunu düşünürsek iç sesimize kulak vermenin pişman etmeyeceğini göreceksin.